Yazarlar

Negev Çölü’nde bir okul: İsrail’in siber savaşçıları

Kaynak:  Haaretz

Yazar: Amitai Ziv

Çeviren: Hazinedar Hasan Hız

İsrail’in güneyinde yer alan Negev Çölü’ndeki Ashalim okulu, bilgisayarlara erişebilecek, veri kopyalayabilecek ve sistemleri kontrol altında tutabilecek istihbarat uzmanları yetiştiriyor.

Park yeri bulmadan evvel küçük bir ticaret merkezi ve yerleşim bölgesinde ilerliyoruz. Be’er Sheva sokaklarından geçen yolu bulmak üzere Waze(*) uygulamasını kullanıyoruz. Dışarıdan bakıldığında küçük bir okul gibi duruyor. Biraz çimen, birkaç kulübe ve bir basketbol sahası var. Görünürde bir okul var ama ne çocuklar, ne de gençler için. Burası İsrail Savunma Kuvvetleri Askeri İstihbarat Teşkilatı tarafından yönetilen bir siber okul.

Bu Kibbutz (komün yaşam alanı) tarzı hoş atmosferde, İsrail Silahlı Kuvvetleri’nin siber savaşcıları, düşman hatlarına saldırı başlatmadan önce ‘veri elde etmek’ ve ‘sistemleri uzaktan kumandayla bozmak’ için eğitim alıyor. Bu okulun adı ‘Ashalim’, komutanı ise Yarbay N. (**)

YILDA 500-600 ÖĞRENCİ EĞİTİLİYOR

Haaretz’e konuşan Yarbay N. “Burada bir yılda, iki ana dönemde 500 ile 600 arasında askeri öğrenci yetiştiriyoruz. 20 hafta süren kurslarımızda siberin tüm yönlerine değiniyoruz” ifadelerini kullanıyor.

Yarbay N. ‘saldırı siberinin‘ ne anlama geldiğiyle ilgili ayrıntılara girmemeyi tercih ediyor ancak İsrail Silahlı Kuvvetleri’ne hareket özgürlüğü veren sistemlerin gelişimi hakkında konuşmaya oldukça hevesli.

Yarbay N, okulun bir ‘sır’ olmadığını belirterek, ordunun siber saldırı yeteneğinin olduğunun altını çiziyor.

ORDU İKİYE AYIRDI: SİBER GÜVENLİK-SİBER SALDIRI

Bu operasyonun tüm doğasını anlamak için bir adım geriye gitmek gerekir. 2015’in Haziran ayında dönemin Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot, ordunun tüm siber yeteneklerini bir araya getirecek siber yapı kurmayı düşündüğünü söylemişti.

Eisenkot, nabız yoklamak için bir siber karargah kurdurdu ancak çok fazla istişareden sonra bunun işletilmesinin zor olduğuna, mevcut birimleri parçalayacağına kanaat getirdi. Bunun yerine işi ‘siber saldırı ve siber savunma’ olarak bölmeye karar verdi. Siber savunma departmanı, istihbarat toplama ve siber güvenlik kapsamında hareket edecek ve bu birimdeki askerler turkuaz renkte bere takacaktı. Siber saldırı için çalışan askerler ise, yeşil bere takan MI (askeri istihbarat) altında olacaktı.

İstihbarat toplama eğitimleri, bilgisayar merkezli alanlara odaklanan ayrı bir okulda gerçekleştiriliyor. Siber saldırı operasyonlarında bulunacak askerler ise merkezi Gilot İstihbarat Teşkilatı’nın bir dalı olan Ashalim’de eğitim görüyor.

Mossad ve Shin Bet’te çalışacak istihbaratçıların da burada eğitildiğini belirten Yarbay N. okulun eğitim sürecine şöyle anlatıyor:

İlk aşama 2 ila 5 hafta süren bir oryantasyon dönemini içeriyor. İnsanlar buraya ön bilgilerle geliyor ancak bu bilgilerin ayıklanması gerekmekte. Kabul etmediğimiz bazı gelenekler var ve her şeyden önce kiminle uğraştığımızı anlamamız gerekiyor. İkinci aşama ise genellikle 10 hafta sürer. Bu süre zarfında öğrencilerin bilgi ve yeteneklerini arttırmak hedeflenir. Öğrenciler Python, C, C++ ve diğer programları nasıl kullanacağını öğrenir. Diğer 10 haftayı kapsayan üçüncü aşamada, askeri öğrencilere gelecekteki işlerini vermek hedeflenir. Bu kurs boyunca amacımız, öğrencilerin zayıf yönlerini anlamak ve güçlü olan noktalarına ise güç katmaktır. Bazıları iyi seviyede yazılımcı, bazıları düşük seviyeli programcı olacak. Bir bölümü beyaz-kutu, bir bölüm ise ‘kara-kutu’ testi yapabilecek.”

Ashalim’de en uzun kurs, araştırmacılar için düzenleniyor ve 25 hafta sürüyor. Yarbay N. güvenlik açığı bulan araştırmacıları 4’e ayırarak, şunları söylüyor:

“Teknolojik sistemlerde güvenlik zafiyetleri tespit etmek için eğitilen ve bu sistemlerin içerisine girip, verileri çalabilecek insanların bazen dolaylı yollardan tam kontrol altında tutulması gerekir. Düşük seviyedeki bir yazılımcı işletim sistemleriyle, iyi seviyedeki yazılımcı bu sistemleri kullanan yazılım ve uygulamalarla ilgilenir. Beyaz kutu seviyesindekiler ise yapısını önceden bildiği sistemi kontrol altında tutabilir. Kara kutu seviyesindeki, önceden bilgisi olmadığı bir sisteme nasıl erişeceğini bilir.”

Yarbay N, çoğu zaman hangi öğrencinin hangi seviyede olabileceğini bildiklerini ve kurs sırasında öğrenciye bir sonraki seviye için öneride bulunduklarını belirterek “En iyi araştırmacı elbette en iyi istihbarat subay olmayacaktır, bunun tam tersi de geçerli olabilir” diyor.

SİBER İSTİHBARAT SUBAYI NE ANLAM İFADE EDİYOR?

Yarbay N: Askeri istihbaratta görev yaparken, istihbarat memurlarından oluşan bir şube kurdum. Siber istihbarat subayının buradaki memurlar gibi, teknolojik bilgi birikimine dayanarak bilgi toplama, önemini anlama ve rehberlik sunması gerekir. Tüm bu süreç içerisinde, bitleri-baytları nasıl analiz edeceğini ve verileri nasıl birleştireceğini, nasıl net bir resim oluşturacağını bilmeli. Ben bunu 5 yıl evvel, ordu genelinde farklı görevlerde olan bir grup insan kullanarak yaptım.

“ASHALİM’E HERKES GİREMEZ”

Ashalim’e herkes giremez. Özel yeteneği ve bilgisayara aşinalığı olan askerler, çeşitli nedenlerden dolayı uygun olarak tanımlanır ve buraya gönderilir. İsrail’de askere çağrılan her gence bu bildirilir. Bir sonraki tasnif sürecinde ise, onlarla ilgili tüm olası veriler toplanır. Sadece bireyin potansiyeline, psikoteknik dediğimiz niteliklerine ölçen birkaç ordu eğitimi vardır. Bu derslerimiz için lise ve üniversite düzeyinde matematik ve bilgisayar bilgileri gereklidir. Magshimim Leumit programına katılan birçok kişi var.

MAGSHİMİM PROGRAMI NEDİR?

Magshimim, İsrail’de 16-18 yaş arasındaki çocukların siber ve bilgisayar becerilerini eğitmeyi ve geliştirmeyi amaçlayan bir ‘siber gençlik hareketi’ gibi. Yarbay N. “Bu yüzden sadece zengin okullardan gelen öğrenciler eğitim almıyor” diyor. Bazı savunma ve güvenlik kuruluşlarına ek olarak Rashi Vakfı bu programa destek veriyor. Magshimim programının varlığını duymak güzel. Askeri istihbarat ve 8 bin 200 üyesinin çok homojen olmasından dolayı çok eleştirildi.

Yarbay N. “Magshimim gerçekten çalışıyor ve görevini tam yerine getiriyor” ifadelerini kullanıyor ve ekliyor:

Ashalim’deki öğrencilerin yüzde 25 ila 30’unun o programdan geldiği tahmin ediyorum. Askeri istihbaratın homojen doğası ve çeşitliliğinin kısıtlı olması konusunda çok fazla eleştiri var ve bildiğim kadarıyla bunu değiştirmek için çaba sarf ediliyor. Burada kabul talepleri zor ama seçim süreci tarafsız. Benim zamanımda böyle değildi, kimse Yukarı Celile’deki okulumdan askeri istihbarata gelmedi.

Bazı liseler sadece savaş birimlerinden bahsediyor. Bu oyunda temel bir strateji yok. Bu tür okullardan gelen acemi erler ‘askeri istihbaratı’ istemiyor. Siber savaş ve yüksek teknoloji medyada ne kadar tartışılırsa, bu o kadar değişecek.

KADINLARIN SAYISI ARTIYOR

İsrail Silahlı Kuvvetleri’nin teknolojik programında bir başka azınlık grubu da kadınlar. Yarbay N. program içerisindeki kadınlarla ilgili şunları söylüyor:

“Dün kadın askerlerimizle konuştum. Genellikle bunu yapmam ama şu an kurstaki 55 öğrencinin 6’sı kadın. Onlardan birinin Kuzey Tel Aviv’den olmadığını görmek beni mutlu etti. İstatistiksel olarak, her şey yolunda. Ashalim’de ortalama yüzde 12,5 kadın var ve sayıları artıyor. Pek çok erkek arasında, onların neler hissettiğini duymak istedim. Kurs komutanı olduğum için sözlerini biraz ihtiyatla aldım ama genel olarak birkaç nedenden dolayı mutlu olduklarını söylediler. Orduda kadınların tutumlarının küçümsenemeyeceği çok sayıda vaka var. Burada beklentiler herkes için aynıdır ve öğrenme tarzı kadınların nasıl öğrendiğiyle daha uyumludur.”

Ashalim’deki askeri üs bir tarafta yatakhaneler, yemekhaneler ve personel ofisleri diğer tarafta ise sınıflar olacak şekilde dizayn edilmiş. İkisinin arasında ‘nehir’ adı verilen bir patika var. Cep telefonları, bilgi güvenliği nedeniyle nehrin diğer tarafına geçemiyor.

Bilgisayar klavyelerinin üstünde beyaz etiketler var. Yarbay N, bu yöntemle askerlerin bakmadan nasıl yazacağını öğrendiğini vurgulayarak “Fareleri ise henüz yeni aldılar” diyor. Öğrenciler programın her aşamasında farelerden uzaklaştırılıyor, böylelikle kısa yolları nasıl kullanacaklarını öğrenecekler.

Ashalim memurları, eğitimdeki askeri öğrencilerin kişisel gelişimlerini sürekli güncellediği bir Excell sayfasıyla izliyor. Yarbay N. “Burada öğrenmenin temel prensibi karşılaştırmak değildir. Öğrencilerin kendilerini başkasıyla karşılaştırmasına izin verilmez. Öğrenciler sadece kendisiyle rekabet halindedir” diyor:

Elimizdeki durumu göz önünde bulundurun. Burada 18 yaşında B.A seviyesine gelen insanlar var. Bazıları yüksek teknolojide çalışmış, bazıları şirketini satıp gelmiş. 12 yaşından beri klavyeye yapışık olan da var. Bunların her biri farklı odada kalıyor, aksi halde çok fazla baskı hissedecekler. Bundaki amaç, yapıcı olmayan rekabetten kaçınmak. Bir öğrenci Python’da 7 No’lu çalışmayı yaptığında, yanında oturan öğrencinin ne yaptığını bilmiyor. Kurs devam ettikçe, kendi kuralımızı kendimiz bozuyoruz. İnsanlar birlikte çalışmanın değerli olmasından dolayı, iki ya da üçlü gruplar halinde çalışmalarını isteriz. Sonuçta yerleştikleri birimlerde yalnız çalışamazlar ancak kursta rekabet gücü istemiyoruz. Kadın askerlere bunun hakkında ne düşündüklerini sordum. Hepsi böyle bir yaklaşım olmadan uyum sağlayamadıklarını söylediler. Kadınlar rekabetçi öğrenme tarzlarına daha az ilgili

REKABET YASAK, NOT YOK

Ashalim’deki diğer pedagojik ilke ise öğrencilere not verilmemesidir. Yarbay H, bununla ilgili “Not yok, değerlendirmeler var. Hatalarının ne olduğunu söylemeden, tekrar yapmakta zorunlu oldukları testleri yeniden vereceğim. Böylece onlar kendi hataları, kendi başlarına bulacak” diyor.

Üçüncü bir ilke ise, bireysel tempoda yapılan bağımsız öğrenmedir. Her askerin ayrı bir kurs programında olması, sadece rekabetin azaltmasıyla ilgili değil zira kurs bittiğinde her asker ayrı bir birime gitme eğilimde olacak. Her bir kolordunun kendi eğitim sistemi var çünkü her biri farklı mesleklere sahip. Tek bir eğitim kalıbı yok. Öğrencilerimizi öncelikle pratik işler için hazırlıyoruz. Böylece departmana yerleştikten sonra en hızlı şekilde çalışmaya başlıyorlar. Öğrencilerin aldığı derslerin yüzde 30’u temel derslere, geri kalanı bağımsız öğrenme ve testlere dayanıyor. Kurs sonunda bulanacakları departmanlar, ders planlarımızın oluşturulmasında yakından ilgileniyor.

KÜÇÜK GRUPLAR HALİNDE ÇALIŞMA

Ashalim’deki dördüncü ilke ise öğrencilerin ‘küçük gruplar’ halinde çalışıyor olması. Yarbay N. bu süreci şöyle anlatıyor:

Her beş öğrenciye bir komutan düşüyor çünkü mümkün olduğu kadar kişisel bir eğitim programına sahip olmaya çalışıyoruz. Yüzde 100 kişisel olması imkansız ancak öğrencilerin güçlü ve zayıf yönlerini tespit ederek, yeteneklerine mümkün olduğunca yaklaşmaya çalışıyoruz. Diferansiyel öğrenme bizim için kutsal bir ilkedir. Amacımız her öğrenciyle hareket noktasına göre çalışmak ve onları potansiyellerini en üst seviyeye ulaştırmak.

Ashalim’de yürürken, çok sayıda sivil insan görürsünüz. Bunların bazıları yıllarca okulla bağını koparmayan siber güvenlik araştırmacısı ve üst düzey yazılımcılardır. Hepsi derin bir misyon duygusuyla buraları dolaşıyor. Genellikle ders vermek için gelirler. Bazıları yetenekli ve deneyimli hocalardır. Öğrencilere bir rol model ve arzulayacakları bir misyon sağlıyorlar. Her neslin devamında yapmasını istediğimiz şey.

Askerler temel eğitim gördükten sonra Ashalim’e getiriliyor ancak İsrail Silahlı Kuvvetleri bunu yakında değiştirecek. Kurs artık acemi asker eğitimi kapsamında olacak. Bu ordunun ‘kıdem talep eden’ askerlere ‘ödeme yapmamak’ için geliştirdiği bir çözüm. Kısaca askerlik eğitimi uzayacak ve eğitim bittikten sonra orduya alınacak”

Ordu hizmetlerinden sonra Ashalim mezunlarının büyük çoğunluğu birkaç yıl görev yapmak zorunda. Yarbay N. bu zorunlu eğitime ilişkin, “Buradaki eğitime yapılan yatırımın kapsamına bakın. Talepte olan bir meslek için en iyisini veriyoruz ve onlara yatırım yapıyoruz. Mükellef bunun karşılığını almak zorunda. Ordu hizmetime asker öncesi bir kursa imza atarak başladım ve pişman değilim” diyor.

Piyasa şartlarında Ashalim mezunları, siber güvenlik sektöründe kolayca çalışabilecek. Ayda 8 bin doları bulan cömert bir maaşa sahip olacaklar.

Yarbay N. Kuzey Tel Aviv’e referans yaparak kendini ‘şımartılmış kuzeyci’ olarak nitelendiriyor. İsrail’in Ramat Hasharon ve Herzliya kentlerinde büyümüş ve henüz siber ifadesinin olmadığı 1996 yılında askerliğe kaydolmış. İstihbarat Birliği’nin Shehakim adındaki seçkin kursuna katıldıktan sonra İsrail’in güneydoğusundaki Negev’de istihbarat toplama tesisi SIGINT’a subay olarak gönderilmişti. Yarbay N. hikayesini şöyle anlatıyor:

Her subay gibi, ben de Arapça çalıştım ama en başından beri teknolojik yönünü tercih ettim. Bugün program dillerini Arapçadan daha iyi biliyorum. Teknolojik istihbarat yönünde ilerledim ve bunlar 8200’de (***) yaptığım işlerdi. Tel Aviv-Yaffo Akademik Koleji’nde bilgisayar bilimi okumak için oradan ayrıldım ancak mümkün olan en kısa sürede geri döndüm. Bu çalışmalar için çoğu kadın destekleniyor çünkü problemi çözmeyecekse, teknolojinin kendisi önemli değildir. Orduda görev yapan çoğu İsrailli gibi ‘büyük seyahatime’ devam ettim. 9 ay boyunca Kenya, Uganda, Ruanda, Yeni Zelanda’da kaldım. 3 yıl boyunca da Washington’da askeri ateşe olarak hizmet ettim

Özel şirketlerden iş teklifi aldınız mı?

Hizmet sürem boyunca sürekli düşünüp taşındım, mutsuz olduğum için değil. Elimden gelenin en iyisini yapıp yapmadığımı ve potansiyelimi tamamladığımı sormanın doğru olduğunu düşündüğüm için. Her aşamada ise ordunun kendimi geliştirmeme izin vereceğini ve nüfuzumu koruyacağına izin vereceğini anladım.

41 yaşında ve 8 yaşında bir çocuğun annesi Yarbay N. Tel Aviv’de yaşıyor. 1 yıl sonra hizmet süresi bitiyor. Yani İsrail Silahlı Kuvvetleri’nden emekli olabilir. Büyük ihtimalle, yakın gelecekte önde gelen bir siber güvenlik firmalarından birinde muhteşem bir iş bulduğunu duyacağız.

 

* Waze – adres bulma uygulaması

**Yarbay N. Haaretz’e kimliğini saklayarak bilgi veren istihbarat okulunun komutanı.

***İsrail ordusunun istihbarat birimi. Doğu Akdeniz’deki iletişim hatlarından veri topluyor.

 

 

Etiket /