Dosya

Siyaset sanata müdahale ediyor mu?

Sanatçılar her daim ülkenin gündeminde. Kimi zaman gündem belirliyor, kimi zaman gündeme dair fikir beyan ediyorlar. Toplumsal olaylarda sanatçıların takındığı tavır hayati derecede önem arz ediyor. Gezi Parkı Kalkışması’nda bunu net olarak görmüştük.

Son olarak Ekrem İmamoğlu’na desteklerini sosyal medyada topyekün ifade etti sanatçılar. Haliyle insanların aklına birçok soru geldi.

Açık ve net bir şekilde CHP’li Ekrem İmamoğlu desteklenince sanatçılar açısından sorun olmuyor da, AK Parti ya da CHP ve HDP dışında bir parti destekleyince sanatçılar neden aforoz ediliyor?

Sanatçının siyasi duruş sergilemesinde sorun var mı?

Sanatçı ne yapmalı?

Bu ve benzeri soruları sizin için sinema, dizi, sahne ve müzik dünyasının önemli isimlerine yönelttik.

Mücerreet (iyi) okumalar.

Dosyayı hazırlayanlar: Taha Erham Keleş, Bayram Gök, Afra Nur Bucak

Ünlü isimlerin siyasi fikirlerini paylaşmasını nasıl buluyorsunuz?

Doğru platformda, doğru zamanda, gerektiği ölçüde

Bahadır Yenişehirlioğlu (Yazar-Oyuncu)

Ünlü isimlerin siyasi fikirlerini paylaşması hususu, politika ve siyaseti birbirinden ayırmak gerekir. Politika, politikacıların işidir. Sanatçıların, öncelikli olarak kendi yaptıkları sanatla ön planda olmaları gerekir ama doğal olarak her entelektüelin, her aydının, her gerçek sanatçının mutlaka siyasi bir fikri olacaktır. Bu son derece normaldir. Doğru platformlarda, doğru zamanlarda, gerektiği ölçüde bunu ortaya koymasında bir sakınca, bir beis görmüyorum. Yeter ki bu husus, organize ve bir siyasi fikre hizmet etmeye yönelik ve diğer siyasi fikri yok etmeye yönelik planlı, programlı bir organizasyonun, bir organizenin tek merkezli ve ivmesi oradan alınmış bir hareket olmasın. Yoksa aydınların, sanatçıların, entelektüellerin mutlaka siyaset konusunda söyleyecek sözleri gayet tabi olacaktır.

Yıkıp dökerek değil, edep çerçevesinde fikir paylaşımı

İsmail Hakkı Ürün (Yapımcı-Oyuncu)

Tabii ki paylaşabilirler. Bence gayet demokratik bir tavır. Ünlü, ünsüz herkes siyasi fikrini paylaşabilmeli. Bu hususta da sanırım Türkiye Cumhuriyeti dünyanın en demokratik ülkesi. Çok şükür. Sadece bir hususa dikkat çekmek istiyorum burada. Ünlüler siyasi fikirlerini paylaşırken etrafı batırarak yıkıp dökerek değil de edep çerçevesinde paylaşırlarsa, toplumun gözü önünde olanlar olarak daha faydalı bir eylem gerçekleştirmiş olurlar. Sadece kendi fikrini paylaşıp başkalarının fikirlerine tahammülsüzlük etmek demokrasi değil düpedüz faşizmdir ve bunun hiç bir halk nezdinde karşılığı yoktur.

Ahmet Yenilmez (Oyuncu)

Ünlü kişiler tarifiniz ne anlamda bilemiyorum ama onlar öncelikle birer kişidirler ve kişi fikrini söylemekte de hürdür. Siyaset bir yönetme sanatı ise ki bendeniz öyle olduğuna inanmaktayım, ister ünlü ister ünsüz kişi ya yönetmeye talip olandır, ya da kendisini yönetmeye talip olanları seçme durumundadır. Burada asıl olan kişinin ortaya koyduğu kişiliktir! Oportünist, içerisinde yaşadığı toplumun ve üstünde yaşadığı vatan toprağının moral değerlerine karşı tutumu nedir? Konu sanatçı veya toplum önderi ya da toplum tarafından tanınan rol model konumunda olan insanlar ise, o insanların kimin türküsünü söylediği, kimin yazdığı senaryonun oyuncusu, figüranı, ya da kimin çizdiği resim karesi içerisinde olduğu önemlidir!

Bireysel fikir beyan etmek başka, siyasi emir ile fikir beyan etmek başka

Mehmet Pala (Oyuncu)

Ünlü isimlerin de herkes gibi siyasi konularda fikirleri var. Sonuçta tecrit edilmiş bir yerde yaşamıyoruz. Yeri geldiğinde fikirlerini beyan etmelerinde de bir beis olmasa gerek. Fakat bunu hangi şartlarda yaptıklarına da bakmak gerekiyor. Hangi görüşten olursa olsun, bir siyasi figür, hadi konuşun, deyince koro halinde konuşmak ne kadar doğru, tartışılır. Bireysel olarak fikir beyan etmek başka, bir siyasinin emri ile hep beraber fikir beyan etmek başka. Onca sanatçının(!) içinde hükümetin herhangi bir politikasını destekleyen bir tane mi isim yok? Aykırı ses hiç mi çıkmaz? Çıkmaz çünkü çıkar çıkmaz boğulacağını, bastırılacağını bilir. Sanatçı muhalif olur ama hep aynı fikre! Son olayda bunu açık seçik tekrar gördük de zaten. Beni sosyal medyada pespaye bir şekilde linç ettiler kendi çaplarında.

Aykut Kuşkaya (Müzisyen)

Politika, doğası gereği taraflıdır ve taraf ister. Siyasetin bir diğer doğası da, mevcut zemin ve şartlara göre genel-geçer veya değişken olabilmesi. Yaşadıkları ve ürettikleriyle halkta bir şekilde karşılık bulmuş sanatçı ise, öyle kolayca değişmeyen insani gerçeklere yaslanmalı. Fakat özellikle ülkenin kaderini belirleyecek; mesela 28 Şubat süreci, 15 Temmuz darbe girişimi vb olaylarda kendisini var eden siyasi görüş, ideoloji veya tarafını belli etmesi istisna olsun.

Otuz yıllık sanat yaşamı olan bir müzisyen olarak, yalnızca ülke bütünlüğü anlamında duruş sergilenmesini gerekli gördüğüm durumda ben bu yolu izliyorum. Bunu bütün sanat hayatına hasretmek, sizi bir siyasi görüş veya partinin borazancısı yapar sadece. İçtenlikle veya dalkavukluk amacıyla olsun, sonuç sadece dar bir kesime ve bir süreliğine hitap etmek olacaktır.

Recep Demirkaynak (Sahne Sanatçısı)

Sanatçıların siyasi fikirlerini her ortamda paylaşmalarını uygun bulmam. Yaşayışı ve Sanatı ile zaten dünya görüşü belli olur sanatçının. Bunu ille de her ortam da belirtmesine gerek yoktur.

İsmail Güneş (Yönetmen)

Nasıl her vatandaş istediği takdirde görüşünü açıklayabiliyorsa, ünlü olanların da siyasi görüşlerini açıklamasını yanlış bulmuyorum. Yeterki hakaret, aşağılama içermesin bu açıklamalar.

Sanat camiasından isimlerin de katıldığı belli propagandalar yürütülmeye başlandı. Bununla ilgili ne söylemek istersiniz?

Sanatçı siyasi düşüncenin tetikçisi gibi hareket etmesin

Bahadır Yenişehirlioğlu (Yazar-Oyuncu)

Ünlülerin siyasete karışması ve bu durumun kendi kariyerlerini etkileme konusuna gelince. Eğer ‘ünlü’ diye tabir ettiğimiz, bence bir aydın, entelektüel ve gerçek sanatçının kendi siyasi fikirlerini zaman içerisinde, normal mecrasında ortaya koymasında bir sakınca yok. Bunun ününü etkilemesi gibi bu durumun olacağına da inanmıyorum. Yeter ki herhangi bir siyasi düşüncenin tetikçisi gibi hareket etmesin. Kendi fikirlerini gayet tabi ortaya koyabilir ama eğer bir sanatçı, bir entelektüel, bir aydın kendi varlığını bir siyasi erkin varlığına bağlıyorsa esas orada problem vardır. Eğer böyle bir durum söz konusu değilse, ününü etkileyeceğini düşünmüyorum. Zaten empati yapabilen, objektif bakabilen, sanatı gerçek sanatçılar üzerinden izlemeye ve seyretmeye, anlamaya ve yorumlamaya meyyal, gerçek sorumlu ve aydın vatandaşların böyle bir durumdan etkileneceklerini düşünmüyorum. Kaldı ki kardeşin kardeşe siyaseten, fikir olarak, düşünce olarak, birbirine benzemesinin bile beklenemeyeceği bir ortamda her bağımsız bireyin kendine has fikirleri olacaktır. Bunun doğrultusunda icra edeceği sanatı da olacaktır. Bu sanatın, sadece fikrini açıkladığından dolayı zarar göreceğini, aşınacağını düşünmüyorum. Yeter ki tetikçilik yapıyor olmasın, varlığını bir siyasi erkin varlığına, ya da varlığını bir siyasi düşüncenin yokluğu üzerine kurgulamış olmasın.

Siyaseti yapmazsanız yapanların siyasetine mahkum kalırsınız

İsmail Hakkı Ürün (Yapımcı-Oyuncu)

Siyasete herkesin karışma imkanı ve hakkı olduğu gibi ünlülerin de karışma hakları pek tabii var bence. Ülkemizde bu durum sanat camiasındaki ünlüler için bazı açılardan dezavantaj gibi görünüyor olsa da şahsi kanaatim de meşhur sözde geçtiği gibidir; “Siyaseti yapmazsanız yapanların siyasetine mahkum kalırsınız” Bu söz sadece muhalif siyasi görüşler için değil, bence kendi siyasi görüşünüzün de içi ile alakalı. Düzgün, dürüst, şeffaf ve ilkeli bir siyaset arzu ediliyorsa dışarıdan müdahale yerine içinde müdahale ve mücadele kanaatimce daha faydalıdır. Ünlüler meşgul oldukları meslekleri icra etsinler, siyasete de fanatizm ve faşizm çizgisinden uzak, ihanet barındırmayan karşıt siyasi görüşlere de saygı duysunlar. Aslında arzulanan da bu bence.

Ahmet Yenilmez (Oyuncu)

Sanatçı siyasetin tam ortasındadır çünkü sanatçı topluma ayna tutan kişidir. Sanatçının gayreti toplumun göremediği iyi ya da kötüyü topluma gösterme gayretindedir. Mesele aynayı nerede durarak nereye tutuyor?

Mehmet Pala (Oyuncu)

Ünlüler siyasete karışmalı mı? Soruyu şöyle değiştirsek: Siyasetçiler ünlülere karışmalı mı? Herkes kendi meslek sahasında daha şık durur. Siyasetin, senin sahana karışmasını istemiyorsan sen de siyasetçinin sahasına karışmayacaksın. İnanılır gibi değil. Onca kişiden bir tanesi bile “Yahu bir siyasetçi, konuşun, dedi. Hiç itiraz etmeden kabul edip konuştuk. Yaptığımız işi beğenenlerden farklı siyasi görüşlerde olanları incitir miyiz?” diye düşünen olmadı mı? Demek ki olmamış. Kariyerlerini etkilemesi gerekir ama bunu kendileri de göze almış olmalı ki gücenecek, incinecek hayranlarını umursamamışlar.

İnsanları birbirine yakınlaştırmaktır sanat

Aykut Kuşkaya (Müzisyen)

Sanatın bir arayış yolculuğu olduğunu içselleştirmiş ve arayışı hala süren biri olarak, tek bir tarza bağlı kalmayı kısır döngü olarak görüyorum. Kendimi bildim bileli, bir insana ait hemen her duyguya ve yaşanmışlığa yer vermeye çalıştım eserlerimde.

Ölüme, doğuma, aşka, ayrılığa, anneye, babaya, çocuğa, vatana, Çanakkale’ye, 15 Temmuz’a, akşamlara, gecelere, gün doğumlarına, kuşlara, denize, İstanbul’a, arkadaşlığa, dostluğa, varoluş sorgularına, yakarışa, duaya, yaşam savaşına, toprağa, taşa, göğe, yıldıza, Filistin’e, Bosna’ya, Kudüs’e, sevgiliye ve sevgililer sevgilisi Efendimiz’e (sav) besteler yaptım. Değerli üstadlarımızın ve özellikle medeniyet şairlerimizin şiirlerini notalarla buluşturdum. Ezgi, marş, ilahi, türkü, sanat müziği, özgün ve pop tarzlarında eserler verdim.

Nihayetinde branşı ne olursa olsun “Sanatçı” dediğimiz insanların, olabildiğince toplumun büyük asgari paydasında durması gerektiği kanaatindeyim. İnsanları birbirine yakınlaştırmaktır sanat. İki insan veya milyonlarcası.

Sanatçı görüş ve fikirlerini sanatı ile anlatmalı

Recep Demirkaynak (Sahne Sanatçısı)

Sanatçı zaten ülke siyasetinin içindedir. Her sanatçının bir dünya görüşü zaten vardır ve bu da sanatına yansır. Eğer ülkesi ve değerleri söz konusu ise, tabii ki siyasete de müdahil olur. Fakat bunu yaparken takındığı tavır ve üslup önemlidir. Önceliği ülke bütünlüğü ve birliği olmalıdır. Aslında bu siyasete karışmak değildir. Bir duruş ve hassasiyettir. Bunun dışında sanatçı görüş ve fikirlerini sanatı ile anlatmalı, yanlış bulduğu şeyleri yine bu yolla seslendirmelidir. Birilerinin adamı değil, halkın sanatçısı olmalıdır.

İsmail Güneş (Yönetmen)

Her aklı başında olan siyaset yapma hakkına sahiptir. Nasıl başka mesleklerde olanlar siyaset yapabiliyorlar, siyaset yaparken de mesleklerini memurlar hariç yapabiliyorlarsa ünlülerde bu haklardan faydalanabilir. Bu durum tabi ki kendileri açısından risk barındırıyor. Kendi görüşüne yakın partiyle ilgili bir açıklama veya siyaset yaptığında karşı partilerin hayran kitlesini kaybetmeyi göze almalıdır. Bu nedenle kariyeri ile ilgili sorun yaşamasını bekleyebiliriz.

Ak Parti’ye destek vermenin sanattan uzaklaşmak olduğu gibi bir algı var. Herhangi partiye destek vermek bu manaya gelir mi ya da Ak Parti’ye destek vermek afaroz sebebi olabilir mi?

Bahadır Yenişehirlioğlu (Yazar-Oyuncu)

Eğer tek merkezli ve planlı olarak, yani organizeli olarak, bir siyasi düşüncenin, akımın yok edilmesi üzerine ve objektiflikten yoksun; adalet, hak, hukuk kavramlarından uzak, sadece politik bir tavırdan yola çıkarak bir tetikçilik yapılıyorsa siyaseten, aydınlar üzerinden, sanatçılar üzerinden ve entelektüeller üzerinden ve bu sadığım gruplar da bu siyasete alet oluyorlarsa, isteyerek, bilerek ya da dolaylı yoldan. Bunda bir sakınca görüyorum. Yoksa herkes kendi düşüncesini ifade edebilecektir ama bu organizeli ve bütüncül bir tavır olarak, tek merkezden ivme alarak ortaya konulmuş bir tavır ise bunun altında başka sebepler, başka saikler, başka durumlar aramanın dikkate değer olduğuna inanıyorum.

İhanet çerçevesi dışında hiç kimse kimseyi falanca partiyi destekliyor diye itham edemez

İsmail Hakkı Ürün (Yapımcı-Oyuncu)

Öncelikle şunu belirtmek istiyorum ki, şahsen ben hayatı boyunca hiçbir parti ile yol yürümemiş, hiç bir siyasi oluşuma fiilen destek vermemiş bir sanatçıyım. Doğru bildiğim, hak gördüğüm ne ise onu söylemiş bir vatandaşım. Herkesin siyasi bir fikri ve bu fikre tam uymasa da temsile yakın bir parti vardır ve herkes gider o partiye demokratik usuller çerçevesinde oy vererek ve belki fikrini yüksek sesle belirterek destek olur. Bundan daha doğal bir şey olamaz. Ancak tekrar altını çizerek ifade ediyorum; ihanet çerçevesi dışında hiç kimse kimseyi falanca partiyi destekliyor diye itham edemez, sataşamaz, aşağılayamaz, çeşitli yakıştırmalar yapamaz. Bu siyasi bir yarıştır, neticesinde Türkiye’ye hizmet etmek ve Türkiye’nin ilerlemesini arzulamak vardır / olmalıdır. Bunun aksine hareket eden herkes art niyetlidir. Bizim de sanat camiamızda maalesef özellikle son yıllarda artarak belirginleşen bir trend var. Kendisinden olmayan hiç kimsenin fikrine saygı duymuyor, karşıt görüşteki insanların siyasi eylemlerini yasaklarcasına veya aşağılarcasına çeşitli tavırlar sergileniyor. Bu, çok üzücü. Bu tavır insanları kutuplaştıran, ötekileştiren tavırdır. Kimse kimseyi bir siyasi partiye destek oluyor diye suçlayamaz, tehdit edemez. Buna kimsenin hakkı yoktur, olamaz.

Ahmet Yenilmez (Oyuncu)

Yeni bir şey değil ki! Mesele bizim adımıza kampanya yapan kaç sanatçı var? Var olanlar ne durumda? Ya da son 10 yılda devlet erkanında, devletlilerin etrafında olanlar nerede? Mesela bugünkü siyasi iradenin yönettiği TRT dizi ve yapımlarına, bizim mahallenin mesela ATV dizilerinin oyuncularına baktığınızda bir şey göreceksiniz o da başrol oyuncularının hemen hemen hepsi geçmişte Gezi Parkı olaylarında başrol oynayanlar değil mi? Gezi Parkı olayları devletimizi, milletimizi ve moral değerlerimizi hedef almadı mı?

Bugün Cumhurbaşkanı resepsiyonlarında methiyeler düzüp yarın yaran döner olmak nasıl bir midedir

Mehmet Pala (Oyuncu)

Bu türden propagandalar biraz daha dobra, hani delikanlı olmalı. Açık açık filan partiyi desteklediklerini söylesinler. Böyle çelişkiler içinde çok eğreti duruyor. Hem halkın sanatçısı hem halkın bir kısmının oy verdiği bir siyasi partinin destekçisi… Hem muhalif sanatçı hem her zaman aynı cepheye muhalefet… Çıksınlar baştan dümdüz söylesinler. Biz de niyetlerini, dertlerini baştan açık açık bilelim. Bugün Cumhurbaşkanı resepsiyonlarında methiyeler düzüp yarın yaran döner olmak nasıl bir midedir anlamış değilim. Rahmetli Muhsin Başkan’ın dediği gibi ‘Üç günlük dünya için fırıldak olmanın alemi yok.’

Önemli olan dürüstlük ve ülke çıkarlarıdır

Recep Demirkaynak (Sahne Sanatçısı)

Bir sanatçı bir lidere, siyasi bir figüre destek olmayı düşünüp, bu yönde oluşumların içinde olabilir. Bu doğrudur demem. Ama yine kendi seçimidir olabilir. Burada yine önemli olan dürüstlük ve ülke çıkarlarıdır. Ülke ve millet için değil de başka amaçlar ile birisine yaklaşıyor, bunu yaparken de daha önce ki kazanımlara nankörlük ediyorsa, bu etik ve dürüstçe olmaz.

Netice olarak sanatçılar ülkesinde yaşayan insanları siyasi görüşlerine göre sınıflandırıp, kendi görüşünde olmayanları yok saymaya, hatta aşağılamaya başlarsa artık sanattan bahsedemez. O artık siyasi bir figür olur. Birde kendisine sanat için açılan maceraları, verilen imkanları yok sayıp nankörlük ederse orada karakter olarak sorun başlar. Ayrıca sanatçı kime denir, sanat nedir? Bunun da çerçevesini iyi çizmek lazımdır. Popüler olmak ile sanatçı olmak arasındaki derin farkı gözden kaçırmamalıyız. Bir sanatçının temelinde, ülkesi, milleti ve değerleri yok ise, derdi ülkesi değilse ondan sanatçı olmaz. Kısacası derdi olmayandan sanatçı olmaz.

İsmail Güneş (Yönetmen)

Kariyeri ile ilgili önüne çıkabilecek sorunları karşılamayı bilen her ünlü inandığı partinin propagandasına katkı sunabilir. Bu katkı her zaman muhalif partilerle ilgili olmayabilir. İktidar partilerini de destekleyen, onların propagandalarında yer alan ünlüler var, var da olacaklardır.