Dosya

“Kürtlerin tamamı HDP’ye oy veremeyecek”

YSK’nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerinin yenilenmesi kararı yepyeni bir süreci getirdi.

Karar her açıdan tartışılıyor. Peki, bu karar ne anlama geliyor? Yenilenen seçimde ne olur?

Bu soruları ve daha fazlasını sizin için uzmanlara sorduk.

Mücerret (iyi) okumalar…

YSK’nın kararını doğru buluyor musunuz?

Doğruluk ve yanlışlık olup olmadığını halk verecek

İhsan Aktaş

YSK heyeti de hukuki verileri göz önünde bulundurarak bir karar verdi. Ve bilindiği gibi YSK’nın kararları kesindir. Teknik olarak doğrululuğu, içeriği, yanlışlığı hukukçulara aittir. Siyasi olarak baktığımız zaman zaten İstanbul seçimleri, seçim akşamı başlayarak şaibeli bir seçim olduğu ortadaydı. Nihayetinde karar halka gönderilecek ve doğruluk ve yanlışlık olup olmadığına halk karar verecek. Bizim doğrudur veya yanlıştır gibi değerIendirme yapmamız zaten doğru olmaz.

İsmail Hakkı Pekin

YSK’nın verdiği kararı doğru bulmuyorum. Herkesin kafasında “Acaba İmamoğlu’nun hakkını mı yedik?” diye bir düşünce var. Keşke YSK böyle bir karar vermeseydi. Doğru yanlış o ayrı. “Ama keşke daha dikkatli olsalardı.” diye değerlendiriyorum. Bana göre doğru değil.

Karar tartışılabilir ama geçerliliği sorgulanamaz

Vahdettin İnce

YSK 31 Mart seçimlerinin ardından kamuoyunda dile getirilen usulsüzlükler ve Ak Parti ve MHP’nin itirazları üzerine yaptığı bir dizi inceleme ve araştırmadan sonra böyle bir karar verdi. Bu kararın CHP ve muhalefet tarafından doğru bulunmaması  normal olduğu kadar Ak Parti ve MHP tarafından adaletin tecelli etmesi olarak karşılanması normaldir.

Neticede YSK seçim süreçlerinin karar merciidir. Her seçimin bir galibi bir de mağlubu vardır ancak galibi de mağlubu da belirleyen YSK’nın vereceği karardır. YSK seçim süreçlerinin son merciidir. Bu bakımdan karar tartışılabilir ama geçerliliği sorgulanamaz. Şu anda önümüzde İstanbul seçimlerinin yenilenmesi gibi bir durum var.

Bu işin normal prosedürü. Ancak bunun da elbette getirisi ve götürüsü, seçimlerin güvenilirliği gibi tartışmaları gündeme getirmesi de tıpkı az önce işaret ettiğim süreç gibi normaldir. Ben şahsen itirazlardan sonra yapılan kısmi sayımlarda aradaki farkın 29 binlerden 13 binlere kadar inmesi ve sürekli olarak bir tarafın oyunun artması karşısında bir takım hilelerin yapılmış olabileceğine ikna oldum diyebilirim. Nasılını ve organize olup olmadığını yargı belirleyecektir. YSK da itirazları ve itirazlardan sonra ortaya çıkan somut verileri ciddi bulmuş olmalı ki bu kararı aldı.

Yusuf Özkır

Karar Toplum vicdanını rahatlatması ve seçim üzerindeki şaibenin ortadan kaldırması bakımından demokrasiye uygun ve doğru.

Gerekçeden haberiniz var mı? Yeterince bilgilendiriliyor musunuz?

İhsan Aktaş

Gerekçeyle alakalı net bir açıklama yapılmadı. İki tarafın hukukçuları, AK Parti ve CHP’nin hukukçuları gerekçeyi önüne alıp hem toplumu aydınlatma hem de karşılıklı müzakere içerisinde bulunabilirler. Konunun hukuki derinliklerinden ziyade yansımaları üzerinden ancak fikir verebiliriz, diye düşünüyorum.

İsmail Hakkı Pekin

Sadece şunu öğrendim gerekçeyle ilgili, “Kamu görevlisi olması gerekli bazı sandık başkanları ve çalışanlarının kamu görevlisi olmadığı için seçimlerin iptal olmasına neden olmuştur.” diye bir şey var. Bu gerekçede bütün partiler aynı konumdalar. Oylarda bir şey yok. Oy sayımlarında bir konu yok. Sandık kurulu başkanı ve bazı kamu görevlileri olması. Bunların hepsi hukuki süreçten geçirilerek seçiliyor. Bu, gerekçe.

Vahdettin İnce

Kararın ilan edilmesinden sonra yayınlanan kısmı gerekçeyi görme imkanımız oldu. 4’e karşı 7 oyla alınmış bir karar. Detaylı gerekçeler elbette kamuoyunda yeniden tartışılacaktır. Ancak bu bir yargı kararıdır ve buna demokrasi kuralları çerçevesinde uyulması zorunludur.

CHP özellikle Anayasa mahkemesine yaptığı başvurularla bilinen bir partidir. Oradan çıkan kararlar Ak Parti çizgisindeki siyasal hareketin aleyhine neticelenmişti çoğu kere. Baş örtüsüyle ilgili başvurudan tutun daha başka bir çok karara kadar. Dolayısıyla CHP’nin siyasal tavrı da bu kurumların kararlarının beğenilmese de bağlayıcılığını bilmek durumundadır. Nitekim tekrar seçime katılacaklarını da duyurdular. Böyle durumlarda siyasal olgunluk göstermek ve toplumu yeni gerilimlerin girdabına atmamak gerekir.

Tam gerekçe açıklanmadan detaylara vakıf olmak mümkün değil

Yusuf Özkır

YSK ara gerekçesini açıkladı ama tam gerekçeyi açıklamadan detaylara vakıf olmak mümkün değil. Fakat meselenin 1 aylık süreci dikkate alındığında YSK’nın böylesi kritik süreçleri daha sağlıklı yöneterek oluşabilecek bilgi boşluklarını durabilmesi için yeni bir yapılanmaya gitmesi yönünde işaretler ortaya çıktı. Kriz yönetimi ve kriz iletişimi bağlamında kamuoyuna düzenli bilgilendirme yapmak üzere yeni bir birim oluşturulabilir.

Yenilenecek seçimde ne olur?

Şartlar eşit, rekabet eşit

İhsan Aktaş

Seçim zaten on bin farkla bitmişti. Yüzdelik rakam değil. İstanbul’da yaklaşık 80 bin oya denk geliyor. Bindelik rakamlarla biten bir seçim. Seçim yine rekabetle geçecek anlamına gelir. Burada her iki parti de yaptıkları iyi tarafları güçlendirecekler. Varsa zaafları, problemleri, yapamadıkları…

AK Parti açısından, AK Parti 25 yıl İstanbul’u yönetmiş bir parti. Kanaatim o ki; önceki dönemde yaptıkları hizmetleri vatandaşa iyi anlatamamıştı son üç dört yıldır. Belki bu süre zarfında yaptıklarını iyi anlatıp hem de varsa teknik olarak yaptıkları hata onları gözden geçirip yeniden seçime motive olabilirler. Şartlar eşit, rekabet eşit. Her iki parti de kazanabilir. Burada toplumun taleplerini daha iyi okuyan, kampanyaları daha iyi yöneten ve gece de sandıklara sahip çıkan parti seçimi kazanır.

İsmail Hakkı Pekin

Bir defa 2 ay boyunca Türkiye huzursuz geçecek. Diyelim ki İmamoğlu kaybetti, bu sefer AK Parti hile yaptı, herkesin kafasında bu olacak; Diyelim ki İmamoğlu kazandı, o taraftan bizim hakkımız söke söke alırız. Bir kutuplaşma daha çıkacak. Kötü durumdayız. Kim kazanırsa kazansın ama bu Türkiye’ye çok şey kaybettirecek.

Vahdettin İnce

Görünen o ki ittifaklar mevzilerini koruyor. TKP gibi partiler aday göstermeyeceklerini belirterek Millet ittifakından yana tavırlarını koydular. Burada bir kez daha Kürtlerin oyları belirleyici olacak gibi. Nitekim dün YSK kararından hemen önce Abdullah Öcalan’ın mektubu gündeme düştü. 8 seneden beri gerçekleşmeyen avukat görüşmesi gerçekleşmiş. Bunun elbette bir anlamı ve seçimlerde etkisi olacaktır. Mektubun içeriği Suriye meselesine, açlık grevlerine ve 2013 nevruz sürecine ilişkin olsa da böyle bir süreçte gündeme gelmesi bazı tavır alışlar üzerinde etkili olacaktır.

Kürtlerin tamamı HDP’ye oy vermiyor elbette. Ak Parti’ye daha fazla oy veriyorlar diyebiliriz. Ak Parti’ye oy vermeyen Kürtler seçimlerdeki tavırları itibariyle iki gruba ayrılıyorlar. Bölgede yaşayan Kürtler ve İstanbul-İzmir gibi metropollerde yaşayan Kürtler. Kürt köylüsü PKK’nın fiili tehdidi açısından hala Abdullah Öcalan’ın etkisindedir. Ama metropol Kürtleri için idol artık Selahattin Demirtaş’tır. İstanbul seçimleri açısından Selahattin Demitaş’ın tavrı etkili olacaktır, diye düşünüyorum. İttifaklar taraflara büyük motivasyonlar sağlıyor. Bir tarafın büyük bir farkla kazanması dönemi bitmiştir artık. Başa baş durumu gözüküyor. Bu yüzden her iki ittifak için de bir oy bir oydur ve kazanılacak her destek çok önemlidir. Ak Parti açısından Kürtlerin desteği çok önemlidir bu yüzden. Milliyetçi dilin bırakılması, incitici, itici söylemlerin terk edilmesi büyük katkı sağlayacaktır.

Seçimin yenilenmesi iki parti açısından da bir fırsat

Yusuf Özkır

Seçimin yenilenmesi iki parti açısından da bir fırsat aslında. AK Parti neyi eksik yaptıysa onları giderme şansını elde etti. CHP de şaibesiz seçim kazanma imkanı kazandı. Tabii sonuçları kestirmek zor. Başa baş geçeceğinin kesin olduğunu söyleyebilirim.