Yazarlar

Tiyatroda Teyze Termodinamiği

Kültürel iktidar tartışmaları ne zaman gündeme gelse aklıma gittiğim tiyatro oyununda yanımdaki koltuğa oturan teyzenin üzerimde kurmaya çalıştığı kültürel hegemonya gelir. Esasen o teyze olmasaydı kültürel iktidar tartışmaları da zihnimde bu denli ete kemiğe bürünmezdi.

Her şey Şehir Tiyatroları’ndaki “Hayal-i Temsil” adlı oyunu seyretme cüretinde bulunmamla başladı. Neyse ki bu sefer “Kaya kafa” arkasına düşmedim diye şükrettim ancak yağmurdan kaçarken doluya tutulduğumun henüz farkında değildim. Bu sefer de bir “Cumhuriyet teyzesi”nin yanına düşmüştüm.  Teyze durup dururken bana dönüp, “Yeni nesil de oyunları dikkatle seyretmiyor” deyince her şey için çok geç olduğunu anladım. Açılan perde adeta kafama düştü.

Teyzenin repliği oyunculardan fazlaydı. Üstelik doğaçlaması da çok kuvvetliydi. Bir yandan konuşmasıyla oyunu seyretmeme engel olurken bir yandan da oyunu dikkatli izlemem gerektiğini söylüyordu. Teyzeden fırsat bulduğum kadarıyla oyunun Afife Jale ve Bedia Muvahhit ile ilgili olduğunu fark etmeyi başardım. Oyunu bahane ederek beni çağdaş mesajlar bombardımanına tutan teyze, inkılap tarihi kitabında fırlamış gibiydi. Ancak teyze de mesaj kaygısına kendisini kaptırmış olmalıydı ki oyunu o da seyretmiyordu. Çünkü oyunda kaçırdığı yerleri bana soruyordu. Mesela, “Bedia Muhavvitle Selahattin Pınar’ın evlendiğini bilmiyordum” diye kulağıma fısıldadı. Ben de, “Zaten evlenmediler. O, Afife Jale” dedim. Teyzeye göre Afife Jale oyunda hiç yoktu. Teyze hepsini Bedia Muhavvit kabul etmişti.

Devam eden bombardıman sayesinde oyundan çok teyze hakkında bilgi sahibi oldum. Eskiden Moda’da oturuyormuş, sonra Acıbadem’e taşınmış, en sonunda da Taşdelen’e geçmiş. Böylece “Cumhuriyet teyzemiz” merkezden periferiye savrulmuş.

Teyzemiz, sürekli konuşurken kendini övme payını da yüksek tutuyordu. Emekli öğretmen sandığım bu emekli hemşire teyze Youtube’dan opera seyrettiğini de iki arada bir derede yumurtlamayı ihmal etmemişti.

Teyzenin kronoloji bilgisi de zayıftı galiba. Çünkü Bedia Muhavvit öldüğünde ortaokula gittiğini iddia etti. Oysa 1994’te gerçekleşmişti bu elim hadise ve teyzenin teyze olabilmesi için tevellüdünün daha eski olması gerekiyordu. Üzerimde kurulan kültürel hegemonya sebebiyle oyunu seyredememiştim ve aynı oyuna bir kez daha bilet almak zorunda kaldım. Peki, Türkiye İstatistik Kurumu tiyatro istatistiklerini oluştururken bu teyzeleri de hesaba katıyor mu?

Etiket /