Yazarlar

İngiltere Hindistanı’nın Başkenti: Kalküta

Cihat Aydın/Hindistan

Hem İngilizlerin 1600 yılında kurduğu Doğu Hindistan Şirketi için hem İngilizlerin tamamen 1857’de hâkimiyeti ele geçirmelerinden sonrası için hem de bağımsızlık döneminden sonrası için çok önemli bir şehir.

İngiltere Kraliçesi Victoria’ya ithafen yapılan ‘Victoria Memorial Hall’

1690 yılında Doğu Hindistan Şirketi sebebiyle Kalküta’ya yerleşen İngilizler, burayı İngiltere Hindistanı’nın ‘’sömürge başkenti’’ yapmayı başarmışlar: 1772 yılında başkent olarak ilan edilen Kalküta’ya ülkenin tüm önemli birimleri, İngiliz vali General Warren Hastings tarafından taşınıyor. 1772’den 1911 yılına kadar başkent olan Kalküta, ülkenin hem ticaret hem de kültür başkenti oluyor. Günümüzde ise Kalküta, Hindistan’ın Batı Bengal eyaletinin başkentidir. İngiliz sömürgeliğinden 1947 yılında kurtulan Kalküta, Müslüman kesimin talebi ile Pakistan ve Doğu Bengal olarak bir ayrım yaşamıştır.

 

Kalküta’da ulaşım genellikle bu taksiler ile sağlanıyor.

Ganj Nehri’nin bir kolu olan Hugli ile Brahmaputra arasında yer alan Kalküta, aynı zamanda Hindistan’ın en önemli liman kentlerinden biri konumunda. Burada İngiliz sömürgeciliğinin de önemli bir payı bulunmaktadır; ülkenin dış ticaret akışının üçte biri buradan yapılmakta.

 

Kalküta’da ‘sokak hayatı’

Turistik açıdan da önemli bir konuma sahip olan Kalküta, Hindistanlılar tarafından ‘’Hindistan’ın yüzü’’ olarak adlandırılıyor.

Batı Bengal eyaletinin ve dahi Hindistan’ın en önemli kültür merkezlerinden biri olan Kalküta, git gide hem yabancıların hem Hindistanlıların göç ettiği bir şehirdir. İki nehir arasında konuma sahip olan Kalküta, hareketli hayatı, İngiltere zamanından kalan mimarisi, kültürü ve belki de en önemlisi de önemli bir liman şehri olması nedeniyle sağladığı iş istihdamıyla insanların ilgisini çekmeyi başarıyor.

 

Victoria Memorial Hall

Hindistan’ın en çok turist ve göçmen çeken şehri Yeni Delhi ve Bombay kadar iddialı olan Kalküta, İngiltere döneminden kalma muhteşem mimarisiyle sadece bölgede değil, bölge dışında da insanların dikkatini çekmeyi başarabilen bir profile sahip. Ayrıca ülkenin kültür seviyesinin de en yüksek yerlerinden biri olan Batı Bengal eyaletinin başkenti Kalküta, sahip olduğu 14 üniversitesiyle beraber yoğun bir genç nüfusu da ev sahipliği yapıyor. Kolkata Presidency University, 1817 yılında ‘’Hindu Koleji’’ adıyla kurulan ilk yüksek okuldur.

 

Kalküta Hindistan Müzesi

Hindistan’ın her bölgesi insanı farklı bir kültürle karşılıyor. Bu açıdan bakıldığında dahi, Hindistan’ın kültürel zenginliğini ve çok kültürlülüğünü anlayabilmek mümkün. Kuzeyi, güneyi, batısı, doğusu tamamen birbirinden farklı olan bir ülke düşünün. Hatta şehirden şehire dil değişen bir ülke Hindistan.

Yolunuzu bu gizemli ülkeye düşürmeye çalışın. Hindistan: garip, sıra dışı, merak uyandırıcı.