Yazarlar

Güney Asya’da kırılgan dengeler

Amerika Birleşik Devletleri’nin Güney Asya’da Hindistan ve Afganistan ile olan stratejik işbirliği sonucu bölgedeki günden güne artan hegemonyasına karşı, Çin ile Pakistan stratejik ortaklığı CPEC projesine uzanıyor.

Açılımı Çin – Pakistan Ekonomik Koridoru olan CPEC projesi, 2014 yılında imzalanmış olan 60 milyar dolarlık bir proje olup ekonomik koridor ekseninde 29 tane endüstri şehrinin kurulmasını içermektedir. Bununla beraber ekonomik koridor ekseninde turizmden sanayiye, eğitimden sağlığa, yatırımdan ticari işbirliğine, enerjiden demir yolu ağlarına, petrol rafinerisinden liman inşasına kadar geniş bir alanda Çin ve Pakistan’ın işbirliğinin artması anlamına gelmektedir.

Pakistan – Çin ortaklığına karşı Hindistan – İran ortaklığı

CPEC projesiyle Çin, Afrika ve Ortadoğu’ya deniz yolundan daha kısa ve daha ucuz ulaşım imkânı bulmaktadır; Çin’in bu projeyle yıllık kârının en az 10 milyar dolar olması bekleniyor. Pakistan ise hem proje bağlamında inşa edilecek olan otoban gelirleriyle hem de yatırımlarla önemli ölçüde kalkınacaktır ve Çin mallarının dünyaya açıldığı ülke konumuna gelecektir. Ayrıca CPEC projesiyle sadece Çin ve Pakistan değil, Rusya ve Orta Asya ülkeleri de Hürmüz Boğazı’na kolay ulaşabileceklerdir. Projeye 2018 yılının ilk aylarında davet üzerine katılma kararı alan Suudi Arabistan dahi, proje kapsamında ülkesinin en büyük ikinci petrol rafinerisini Pakistan da kurma kararı aldı ve böylelikle Suudi Arabistan, Çin’e Pakistan üzerinden petrolü daha kısa sürede ulaştıracaktır. Hatta Pakistan Ulusal Meclis Başkanı Asad Kaiser, Türkiye’nin dahi projeye katılmasını talep etmişti. Bu açılardan bakıldığında, projenin ne kadar önemli ve stratejik olduğu anlaşılmaktadır.

CPEC projesinin çıkmazı: Belucistan sorunu

CPEC projesi, Çin’in Sincan eyaletinden başlayarak, Pakistan’ın Belucistan eyaletinde bulunan Gwadar limanına kadar uzanıyor. Ancak, Belucistan’daki güvensizlik ve siyasi istikrarsızlık ortamı, projenin güvenliğine bir tehdit olarak ortaya çıkmaktadır.

Belucistan’ın bölgede tarihten bu yana iki stratejik önemi bulunmaktadır: Birincisi Rusya ve İngiltere, Belucistan üzerinden Afganistan’ı kontrol etmek istemektedirler, ikincisi ise Hint Okyansu’na önemli büyük bir sınırı bulunmaktadır. Bu bağlamda geçmişten günümüze kalıcı bir çözüm sağlanamayan Belucistan’da güvensizlik ve çatışma hâlâ sürmektedir. Kalıcı çözümün sağlanamaması, CPEC projesini de doğal olarak tehdit etmektedir.

Belucistan, Pakistan’ın en büyük eyaleti olup Doğu, Batı ve Güney Belucistan olarak üç bölgeye ayrılmaktadır. Batı Belucistan İran’ı, Doğu Belucistan Afganistan’ı, Güney Belucistan ise Hint Okyanusu’nu Pakistan’a bağlamaktadır. 900 km İran ile, 1002 km ise Afganistan ile sınırı bulunmaktadır.

2017 yılında Çin ve Pakistan heyetleri CPEC projesini görüşmek üzere İslamabad’ta bir araya geldi.

1979 yılında Sovyetlerin Afganistan’ı işgal etmesi, daha sonra ise 2001 yılında ABD’nin Afganistan’ı işgal etmesi sonucunda Afgan mülteciler Belucistan’a yerleşmek zorunda kaldı. Bu da iç karışıklığı beraberinde getirdi. Belucistan’ın çoğunluğunu Sünni Müslümanlar oluşturmaktadır, ancak bununla beraber bölgede Şii Müslümanlar da bulunmaktadır. Ayrıca azınlık olsalar da Müslüman olmayıp Hindu olanlar da bulunmaktadır.

General Pervez Müşerref zamanında Deobendi medreselerin artması Şii Müslümanlar ve Hindular arasında huzursuzluk yarattı. Deobendi hareketin günden güne Belucistan’da güçlenmesi Deobendi harekete muhalif olan farklı grupların da bölgede örgütlenmelerine sebep oldu. Çok sayıda örgütün olması, bu örgütlerin sürekli birbiriyle çatışması ve Pakistan hükümetinin ve güvenlik güçlerinin ise bölgedeki gerilimi engelleyememeleri bölgedeki huzursuzluğu tırmandırıyor. CPEC projesiyle birlikte Pakistan hükümetinin son yıllardaki politikaları, Belucistan’daki grupları kontrol etmeye yönelik politikalar. Ancak alınan bütün önlemlere rağmen 2015 yılından itibaren Belucistan’ın Quetta şehrinde çok sayıda saldırı gerçekleşti. DEAŞ’ın etkisinin de artması, daha fazla tedirginlik yaratıyor bölgede.

Pakistan eski Başbakanı Navaz Şerif Belucistan’da

Pakistan devleti, CPEC projesinin son ayağını oluşturan Belucistan’da inşa edilecek Gwadar limanının inşaatı için özel güvenlik tedbirleri aldı. Pakistan, Belucistan’da güveni tesis edebilmek için özel olarak 10.000 askeri görevlendirdi. Bütün bu önlemlerin tek sebebi, hiç şüphesiz Pakistan ekonomisinin omurgasını oluşturan Gwadar limanı ve CPEC projesinin tamamlanabilmesi içindir.

Güney Asya’da ABD ve Çin ekseninde bölgesel ve jeopolitik rekabet

Güney Asya’da bulunan baş aktörler İran, Pakistan, Hindistan, Çin, Rusya ve ABD; bölgede rekabet halindedirler. CPEC projesiyle ABD hegemonyasına karşı bir stratejik ve ekonomik üstünlük sağlamaya çalışan Çin, bu hamlelerle gücüne güç katmak istemekte ve bölgede tek söz sahibi olmak istemektedir. Ancak bölgedeki aktörler Çin’in bu hırslarına karşı çıkarak, karşı hamleler geliştirmektedirler.

Rusya ve Pakistan gibi bazı ülkeler CPEC projesini ekonomik bir fırsat olarak değerlendirirlerken Hindistan ve ABD projeye karşı çıkmaktadırlar. Zira Çin’in bu hamlesi, bölgedeki ABD ve Hindistan hegemonyasıyla çatışmaktadır. Hindistan açısından en önemli sorun, CPEC projesiyle Çin’in Hint Okyanusu’nda olası askeri varlığıdır.

Hindistan ve İran’ın Gwadar limanına karşı Chabahar limanı hamlesi

Çin ve Pakistan, Gwadar limanını Malaka ve Hürmüz boğazını ‘’bypass’’ etmek için inşa etmesi, Hint Okyanusu’ndaki Hindistan’ın egemen statüsünü değiştirecektir. Bu durumdan rahatsız olan Hindistan’a karşı, Çin de Hindistan’ın büyüyen endüstrisinden ve enerjisinden rahatsız. CPEC projesine çıkarları gereği kayıtsız kalmayan Hindistan, İran ve Afganistan ile işbirliği yaparak 1 milyar dolarlık bir projeyle Gwadar limanına karşı İran’da bulunan Chabahar limanını inşa etti. Hindistan’ın amacı ise CPEC projesini ‘’bypass’’ etmek.

Güney Asya’da değişen dengeler

Güney Asya’daki gelişmelerde ABD, daha çok devletler arasında dengeleyici bir politika izlemektedir. ABD ve Çin, Güney Çin Denizi ve Asya Pasifik’teki su kaynaklarından dolayı bölgede rakip politikalar izlemektedir. Pakistan ise, ABD’nin ‘’teröre karşı savaş’’ında ve Afganistan’daki barış sürecinde ABD’nin en stratejik müttefikiydi. ABD, Afganistan’ı işgal ettiğinde Pakistan limanlarını kullandı. Ancak CPEC projesinin gündeme gelmesinden sonra ABD, Pakistan’a alternatif bir proje geliştirme konusunda işbirliği teklif etti. Aslında CPEC projesinin doğrudan Amerikan çıkarlarına bir etkisi yok; ABD için, Pakistan’ın Belucistan eyaletinin sahip olduğu jeopolitik konum önem arz etmektedir. Donald Trump başkan olduktan sonra ABD, Orta Asya ve Güney Asya’da farklı stratejiler izliyor. Örneğin Trump yönetimi Çin’e bölgedeki faaliyetleri konusunda limit tanıdı.

Rusya ve Çin ise farklı konularda işbirliği yapmakta ve birbirlerini ABD’ye karşı bir fırsat olarak görmekteler. Yani iki ülke düşmana karşı birlikte hareket ediyor. Rusya, Avrupa ve Asya arasındaki ticarette köprü olmak istemektedir; bundan dolayı, Avrupa – Asya Ekonomik Birliği’ne katılmak istemektedir. Soğuk Savaş döneminden bu yana Rusya ve Hindistan’ın stratejik askeri ve ekonomik ilişkileri bulunmasına ve buna karşılık Çin’in Hindistan’la rekabet halinde olmasına rağmen, Rusya ve Çin Güney Asya’da iki stratejik müttefik halinde.

1979 İran İslam Devrimi’nden sonra Pakistan’la ilişkileri önemli ölçüde gelişen İran ise, günümüzde Hindistan ile birlikte hareket etmektedir. Örneğin ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımlara ve Hindistan’ın ABD ile olan işbirliğine rağmen, Hindistan İran gazını almaya devam ediyor. Bütün bunlara rağmen, devrimden bu yana İran ve Pakistan’ın ekonomik ilişkileri hiçbir zaman bozulmadı. Hatta İran, Pakistan ve Hindistan IPI boru hattı antlaşmasını imzaladılar. Hatta daha da ilginç bir durum; İran, Hindistan ile Chabahar limanını inşa etmiş olsa bile, yine de CPEC projesine katılmak istiyor.

Afganistan ve Pakistan ilişkileri ise Karzai hükümetinin son döneminden itibaren gergin. İki ülke arasındaki ana sorun mülteci ve Taliban sorunu. İki devlet de birbirini Taliban’a yardım etmekle suçluyor. Afganistan, İran, Hindistan ve Orta Asya devletlerinden bazıları CPEC projesi gibi benzer bir projeyle yeni bir ekonomik koridor inşa etmek istemekteler. Buradaki amaç ise, Pakistan’ın Afganistan’da olan etkinliğini kırmak.

Görüldüğü gibi Güney Asya’daki dengeler en küçük bir hamleyle ters – düz olabilecek kadar hassas. Aslında devletler arası yaşanan tüm çatışmalar ve krizler, bölgedeki aktörlerin İran Körfezi ve Hint Okyanusu’ndan geçen enerji yollarına sahip olabilmek için ‘yarışmalarından’ kaynaklanıyor.

Etiket /

Cihat Aydın

1 yorum

Yorum göndermek için buraya tıklayın