Yazarlar

Çin’in en önemli iki toplantısından dünyaya ne çıktı?

Şangay Üniversitesi

Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi, ABD’nin küresel liderliğine rakip olma ihtimali bulunan en güçlü ülke, Ortadoğu’dan Afrika’ya, Latin Amerika’dan Avrupa’ya neredeyse her ülkeyle ticari ve siyasi ilişkisi bulunan yükselen güç Çin. Kuşak ve Yol projesiyle Amerikan hegemonyasına en büyük meydan okumayı yapan Çin, bu günlerde herkesin dilinde. Salgın nedeniyle dünya gündemine oturan Çin hakkında hepimiz bir şeyler söylüyoruz fakat Çin’in kapalı ve karmaşık siyasi sistemi hakkında çok az şey biliyoruz.

Geçen hafta Çin’in siyasi açıdan en önemli toplantılarından biri yapıldı. 1 hafta süren toplantılarda; ekonomiden ticarete, siyasetten savunmaya, sağlıktan eğitime birçok alanda önemli konular görüşüldü. Çin’in en üst düzey siyasi şahsiyetleri toplantıya katıldı. Eyalet, özerk bölge, merkeze doğrudan bağlı belediyeler ve özel idari bölgelerin yöneticileri ile silahlı kuvvetlerin temsilcileri toplantıda hazır bulundu. Çin ve dünya için çok önemli bir toplantıydı. Çin, ABD kadar olmasa da uluslararası arenayı politik ve ekonomik açıdan etkileme gücü en yüksek ülkelerden biri ve her yıl bu toplantıdan çok önemli kararlar çıkıyor. Kararlar dünyayı yakından ilgilendirirken, toplantıya ilgimiz ülke olarak çok düşük kaldı.

Çinlilerin Linaghui dediği “iki toplantı” her yıl 3-5 Mart tarihlerinde gerçekleştirilirken, bu yılki toplantı salgın nedeniyle Mayıs ayına ertelenmiş ve normalde 2 hafta sürecekken 1 hafta sürmüştü. İki Toplantı denmesinin sebebi iki ayrı toplantı yapılması nedeniyledir. Biri Ulusal Halk Kongresi’nin diğeri de Halk Siyasi Danışma Konferansı’nın toplantısını temsil etmektedir. 2 bin 980 delegeden oluşan Ulusal Halk Kongresi Çin’deki en yetkili organ olarak bilinmektedir. Her ne kadar Batılı analistler kongreyi Defacto bir oluşum olarak gösterse de kongrenin yetki alanı çok geniştir. Delegeler Çin’in tüm bölgelerinden ve silahlı kuvvetlerden gelen temsilcilerden oluşur. Kongre yılda bir kez toplanır ve toplantı olmadığı zamanlarda, kongrenin tüm yetkilerini 170 kişiden oluşan Daimi Komite elinde tutar. 2 bin 158 üyesi bulunan Halk Siyasi Danışma Konferansı ise tamamen siyasi bir danışma organı görevi görmekte ve yaptırım gücü neredeyse bulunmamaktadır. 1949 yılında Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşunu duyuran Halk Siyasi Danışma Konferansı, 1954 yılına kadar Ulusal Halk Kongresi’nin görevini yerine getirmekteydi. Birinci Çin Ulusal Halk Kongresi’nin 1954’de toplanmasıyla beraber Halk Siyasi Danışma Konferansı daha çok danışma görevi gören siyasi tartışmaların gerçekleştirildiği bir meclis haline geldi.

Her yıl gerçekleştirilen toplantılar önemli. Zira toplantıdan çıkan kararlar dünyayı yakından ilgilendiriyor. Özellikle Ulusal Halk Kongresi toplantısında Çin’in ekonomik, politik, askeri ve sosyal hedefleri belirleniyor. Ayrıca bu yıl Çin’in 13. beş yıllık kalkınma planının son yılı ve 14. Beş yıllık kalkınma planı hazırlanacak ve bu toplantıdan çıkan kararlar hazırlanacak planı doğrudan etkileyecek.  Çin’in önümüzdeki dönemde ne tür ekonomik, politik ve sosyal öncelikleri olacağını anlamamız için her yıl düzenlenen bu toplantılar bizlere önemli ipuçları veriyor.

Şimdi toplantıdan çıkan bazı önemli kararlara kısaca değinmeye çalışacağım:

Ekonomik Kararlar

Salgın nedeniyle Çin ekonomisi, tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi ciddi bir yara aldı. Çin ekonomisi 2020 ilk çeyrekte %6.8 küçüldü. Sanayi üretimi %8.4, perakende satışlar %19 daraldı. Salgının ilk iki ayında sadece hizmet sektöründeki kayıp 300 milyar doları buldu. Çin’in toplam ticaret hacmi ise %6.4 geriledi. İlk çeyrekteki büyüme 1992’den bu yana görülen en düşük büyüme oranıydı. Fakat Çin son iki aydır normalleşmeye geçmiş durumda ve ülkede yine tam kapasite üretim yapılıyor. Bu sebeple ikinci çeyrekte daha iyi rakamların gelebileceğini söyleyebiliriz. Örneğin Nisan ayı ihracat rakamları açıklanınca bunun ilk işaretlerini gördük. Normalde %15 daralma beklenen ihracat rakamı %3.5 artış gösterdi. Çin’in son 4 aylık ekonomik verileri kısaca bu şekilde.

Bu yılki büyüme hedefinin ise Ulusal Halk Kongresi’nde açıklanması bekleniyordu fakat Çin, 30 yıl sonra ilk kez büyüme hedefi belirlemedi. Çin Başbakanı Li Keqiang, ekonomik ve ticari belirsizlikler nedeniyle bu yıl ekonomik büyüme için spesifik bir hedef belirlemediklerini açıkladı. Bununla birlikte Fitch gibi kuruluşlar Çin için yıl genelinde %2’nin altında bir büyüme beklerken, salgından önce Çin’in 2020 büyüme hedefinin yaklaşık %6 civarlarında olacağı tahmin ediliyordu.

2020 yılı bütçe açığı hedefi ise % 3.6’ya çıkarıldı. 2019’daki hedef % 2,8’di.  %3.6 bütçe açığı hedefi tüm zamanların en yüksek rakamı olarak da tarihe geçmiş oldu. Hükümet ayrıca ekonominin toparlanması için 506 milyar dolar tutarında bir ekonomik teşvik paketi açıkladı. Çin büyümeyi canlandırmak için çok farklı stratejiler hedefliyor. Özellikle ülkenin orta ve batısında bulunan kentleşmeden kaynaklı alt yapı yatırımlarına devam edecek. Fakat Çin, bu kez geleneksel alt yapı yatırımlarının ötesinde 5G ağları kurma ve yeni enerji yatırımları gibi daha modern alt yapı yatırımlarına yönelecek.

Bununla birlikte savunma bütçesinin de %6.6 arttırılacağı bildirildi. 2019’da savunma bütçesi %7,5 artmıştı. Bu oran 1991’den beri görülen en düşük büyüme oldu.

Tüm bunlara ek olarak, 2020’de yoksulluğun tamamen sona erdirilmesinin en büyük hedef olduğu özellikle vurgulanırken, Ulusal Halk Kongresi Daimi Komitesi Başkanı Li Zhanshu 2020’de her bakımdan müreffeh bir toplum inşa etmeye odaklanacaklarını söyledi. Bunun için Çin’in iç kesimlerinde daha fazla serbest ticaret bölgeleri kurulacağı, vergilerin düşürüleceği ve yabancı yatırımcının gelmesi için daha fazla teşvik sağlanacağı belirtildi.

Politik ve Sosyal Kararlar

Bu yılki toplantıda çıkan en sürpriz kararlardan biri Hong Kong’la ilgili oldu. Hong Kong üzerindeki kontrolünü arttırmak isteyen Çin, bölge için yeni bir ‘ulusal güvenlik’ yasa tasarısı hazırlığı içerisinde olduğunu duyurdu. Yeni tasarı yıkıcı ve terör faaliyetlerinde bulunan ve bu faaliyetlerde yabancılarla işbirliği içerisinde olan kişilere yönelik yapılacaklarla ilgili bazı düzenlemeler içeriyor. Tasarıyla birlikte Çin’e gösterilere müdahale hakkı tanınacak ve Hong Kong’da doğrudan Çin’e bağlı güvenlik birimleri oluşturulabilecek.

Hükümetin parlamentoya sunduğu karar 2878 evet, 1 hayır, 6 çekimser oyla kabul edilirken, yasasının kabulü kongrede alkışlarla karşılandı. Yasa tasarısının duyulması ile birlikte ABD’den Çin’e yönelik çok sert tepkiler geldi. Özellikle Dışişleri Bakanı Mike Pompeo yaptığı açıklamada, söz konusu yasanın tek taraflı ve keyfi bir girişim olduğunu belirterek, “Hong Kong’un özerkliğine ve özgürlüklerine zarar veren herhangi bir karar, kaçınılmaz olarak ‘bir ülke iki sistem’ modelini gözden geçirmemize neden olacaktır.” dedi. Yine 27 Mayıs’ta attığı bir twitle “Hong Kong artık siyasi olarak Çin’den bağımsız bir bölge değil. Amerika Hong Kong halkının yanında duruyor.” diyerek bir ülke iki sistem modelinin ABD nezdinde resmen yok hükmünde olduğunu deklare etti. Ayrıca ABD Başkanı Trump, Hong Kong’la ilgili yeni tasarıya yönelik Çin’e güçlü bir cevap hazırlığında olduklarını bildirerek, en geç hafta sonuna kadar ABD’nin yol haritasının açıklanacağını duyurdu.

Pekin de aynı sertlikle karşılık vererek, Çin ile ABD arasındaki ilişkilerin “yeni bir Soğuk Savaş” noktasına gidebileceğini vurguladı. Öte yandan tasarının Hong Kong’daki tansiyonu yükseltmesi de kaçınılmaz gibi. Hemen ertesi gün düzenlenen gösterilerde de bunun ilk işaretiydi. Yine binlerce Hong Konglu sokağa çıkmış ve polisle çatışmıştı. Göstericilerin lideri Joshua Wong yaptığı açıklamada yasayı kabul etmeyeceklerini söyleyerek, tüm Hong Kongluları sokağa çağırıyordu. Önümüzdeki günlerde bölgeyi daha hareketli görebiliriz.

Joshua Wong

Politik kararların dışında önemli başka kararlar da alındı. Ulusal Halk Kongresi’nin çalışma raporuna göre Yaban Hayatı Koruma Yasası, Bulaşıcı Hastalıkların Önlenmesi ve Kontrolü Yasası, Karantina Yasası ve Acil Durum Müdahale Yasasının revize edilmesi planlanıyor.

Bunlara ek olarak Çin’in ilk medeni kanununun kabulü için önemli adımlar atıldı. Medeni Kanun taslağı müzakere için Ulusal Halk Kongresi’ne sunuldu ve tasarı kongre tarafından kabul edildi. Taslak, genel hükümler ve altı özel alanda 1.260 maddeden oluşuyor ve yeni Medeni Kanun’un 1 Ocak 2021’den itibaren yürürlüğe girmesi bekleniyor.

Sonuç olarak iki toplantı yine hem Çin hem de dünya için önemli sayılabilecek kararların alındığı bir toplantı oldu. Özellikle açıklanan ekonomik hedefler ve Hong Kong’la ilgili kabul edilen yasa tasarısı önümüzdeki süreç hakkında bizlere çok önemli ipuçları veriyor. Yakın gelecekte bölgede tansiyonun daha da yükselmesi ve ABD ile Çin arasında var olan problemlerin daha da derinleşmesi kesin gibi. Özellikle Hong Kong’un ABD eliyle terörize edilme ihtimali çok yüksek görünüyor. Öte yandan Çin’in 2020 sonunda ülkedeki yoksulluğu bitirme gibi bir hedefi bulunuyor fakat salgın sonrası oluşan ekonomik sıkıntılarla bu hedefin ne derece gerçekleştirilebileceği büyük bir soru işareti olarak duruyor.