Yazarlar

Çeçen cinayetlerinde bir hayalet

26 Şubat 2009 günü, İstanbul’da Çeçen cinayetleri serisine yeni bir halka eklenmişti. Uzun süre Ruslara karşı direnen Çeçen komutanlardan Ali Osaev, Zeytinburnu’ndaki evinin önünde öldürüldü. Osaev, 2008’de başlayan Çeçen cinayetleri filminin üçüncü sahnesiydi. Kendisinden önce Gazhi Edilsultanov ve İslam Canibekov benzer cinayetlerin kurbanı olmuşlardı.

Ali Osaev’den sonra Berkhaz Musaevi, Rustam Altemirov ve Zevrek Amriev’i Zeytinburnu’nda aynı son beraber yakaladı. Çeçen İçkerya Devleti Ankara Fahri Konsolosu Medet Önlü de Mayıs 2013’te ofisinde suikaste kurban gitti. 2015’te Georgy Kamayev Başakşehir’de hedef olduğu kurşunlar sonucu hayatını kaybetti.

Bu cinayetlerin büyük bir kısmı karanlıkta kaldı. Tespit edilen bazı katiller ise hiçbir zaman yakalanamadı. Olayları yakından izleyenler “Çeçen cinayetleri karartılıyor mu” diye sormaya başlamışken adaletin keskin kılıcının önüne bir katil atılmıştı. Karanlık geçmişi ve ilginç bağlantılarıyla “katil” profiline oldukça uyan bu şahsın kod adı Zona’ydı. Yani; hayalet!

Gerçek ismini aslında çok kimse bilmiyor, birbirinden farklı pasaportlar kullanıyor ve her defasında farklı kimlikle pasaport kontrollerini aşarak Türkiye’ye girebiliyordu. Kimi zaman Temur Makhauri oluyor, başka zaman Ruslan Papaskiri kimliğine bürünüyordu. Kullandığı diğer isimler Ali Dubaev ve Timaev Ruslan Beşiroviç’ti. Zona, 5 yılda sahte pasaportlarla Türkiye’ye 65 kez girmeyi başarmıştı.

Zona, Türkiye’ye son olarak Artvin Sarp Sınır Kapısı’ndan 13 Ekim 2012’de yine sahte pasaportla giriş yaptı. Suriyeli muhaliflerle birlikte Esed rejimine karşı savaşmak üzere Suriye’ye geçen Zona yaklaşık bir ay boyunca Suriye’de savaştıktan sonra kaçak yollarla Hatay’ın sınır kasabası olan Reyhanlı üzerinden Türkiye’ye geldi.

16 Kasım 2012 günü Emniyet’in e-ihbar hattına şöyle bir ihbar yapılmıştı: “Bir ihbarda bulunacağım. Geçen sene Zeytinburnu’nda öldürülen üç Çeçen komutanı ve daha önce İstanbul’da öldürülen 2 Çeçen’i vuran Zona kod ismini kullanan Ruslan Papaskiri’dir. Bu şahıs sahte kimlik, sahte pasaport kullanır. Mesela şu an Temur Makhuri kimliğini kullanıyor. Çok tehlikelidir. Silahı olabilir. 35-40 yaşlarında uzun boyludur. Şu an İstanbul’dadır.”

Zona tam bu ihbarın yapıldığı gün yurtdışına çıkmak üzere geldiği Atatürk Havalimanı’nda gözaltına alındı. Kendisine yöneltilen suçlama 26 Şubat 2009 günü Çeçen komutan Ali Osaev’i öldürmekti. Üstünde ve evinde yapılan aramalarda  8 bin 600 dolar, 7 bin 955 avro ve 9 bin 860 Türk Lirası para, 3 Sig Saver tabanca, 6 şarjör, 2 askeri kamuflaj, 16 uyku tulumu bulundu. Mısır Havayolları’na ait MS736 sefer sayılı İstanbul-Kahire ve MS343 sefer sayılı Kahire-Hurgada biletleri de Zona’dan ele geçirildi.

Zona Emniyet’te susma hakkını kullandı. Söylediği sadece Çeçen cinayetleriyle hiçbir ilgisinin olmadığıydı.

Türk Güvenlik birimlerinin kayıtlarında (daha sonra savcılıkla da paylaşılan) şu bilgiler yer alıyor: “Şamil Basayev hayattayken Çeçenistan istihbarat sorumlusu olarak görev yaptı. Ahmedov Cemaati’nin yönlendirmesiyle 2000 yılında Gürcü İstihbaratıyla temasa geçti. (Maktul) Ali Osaev, Basayev’in hayatını kaybettiği cephane yüklü aracın patlatılması olayında, aracı bölgeye getiren Zona’yı sorumlu tutmasına rağmen Gürcistan’daki işlerini takip ettirmesi nedeniyle kendisine aylık 1000 dolar ödeme yapıyordu. Zona, Türkiye seyahatlerinde Osaev’in evinde misafir olmayı sürdürdü. 2008 yılında Gürcistan’dan Türkiye’ye getirdiği Mercedes marka araç ile Groza marka tabanca, iki susturucu ve uzaktan kumandalı patlayıcıyı Osaev’e teslim eden Zona’dan başkası değildi.”

 

Zona, Gürcistan İç İstihbarat Servisi Terör Merkezi’nde görevli Sandro adlı istihbaratçıyla bağlantılıydı. Gürcülerin isteğiyle 5 Temmuz 2012’de İstanbul Kumkapı’da FSB ajanı Bashir Kushtov’la görüştü. Bu görüşmede üzerinde gizli kamera vardı ve görüşmenin tamamını kayıt altına aldı. İddiasına göre amacı FSB’nin kimlere suikast düzenleyeceğini öğrenip Gürcülere iletmeye çalışıyordu.

 

Zona tarafından işlendiği ileri sürülen Çeçen komutan Ali Osaev cinayeti sırasında tesadüfen yoldan geçen Ş.E isimli bir tanık cinayetten bir gün sonra karakoldaki ifadesinde Osaev’in, 1.75-1.80 boylarında, beyaz bıyıklı, kirli sakallı, dolgun suratlı ve beyaz tenli biri tarafından vurulduğunu gördüğünü söylemişti. Zona yakalandıktan sonra teşhis için aynı şahsa fotoğrafının gösterilmesi gerekiyordu. Şahıs bu süre zarfında basit bir suçtan tutuklanarak Silivri L Tipi Cezaevi’ne konulmuştu. Polisler cezaevinin başmemur odasında bahse konu şahısla görüştü ve teşhis için fotoğrafı gösterdi. Ş.E Zona için “Kesin ve net olmamakla birlikte katil buydu” dedi. Bu ifadeden kısa bir süre sonra Ş.E tahliye edildi.

Emniyet’in elinde Ali Osaev’in öldürüldüğü anın video kaydı da bulunuyordu. Ancak katilin yüzü net olarak belli değildi. Polisin elindeki diğer delil ise Osaev’in cenaze namazının kılındığı 28 Şubat 2009 tarihliydi. Orada Emniyet’in delil torbasına koyduğu fotoğraflarda beresini indirmiş, montunun yakalarını kaldırmış sadece gözleri görünen biri duruyordu. Polis o şahsın Zona olduğuna emindi. Fezlekeye de bu şekilde işledi. Zona’nın yargılandığı davanın iddianamesinde bu durum şu şekilde açıklanıyordu: ““Dostları ile katıldığı cenaze merasiminde şüphelinin yüzünü kapatmak ihtiyacı hissetmesi suçluluk psikolojisinden ve gören kişilerin teşhis etmesi endişesinden kaynaklanmaktadır.”

Zona’nın sanık olduğu Çeçen cinayeti davası 2012’de başlayıp 2016’da son buldu. Dava sürecinde sanık avukatları Zona’nın cinayetin işlendiği gün Gürcistan’da bulunduğunu belgeleyen kanıtlar sunmuştu. Dava dosyasına giren evraklardan biri de cenaze namazının kılındığı 28 Şubat 2009 tarihliydi. Ali Osaev’in cenazesine katılmak üzere İstanbul’a gelen Zona gözaltına alınmış ve hakkında “İnad Pessenger” yani “kabul edilemez yolcu” evrakı düzenlenerek Gürcistan’a geri gönderilmişti. Yani resmi kayıtlara göre Zona bu cenazeye hiç katılmamıştı.

 

Davanın sonunda mahkeme, cinayeti Zona’nın işlediğine yönelik kesin ve inandırıcı delil bulunamadığına hükmetti ve Zona beraat etti.

4 yılını demir parmaklıklar arkasında geçiren Zona, bağlantılı olduğu Gürcistan gizli servisinin de yardımıyla Rus ayrılıkçı milislerle başı fena halde belada olan Ukrayna’ya gitti. Burada Ukrayna devletinin de onayıyla Luhanks ve Donetsk’i ele geçiren Rus ayrılıkçılarla savaşmak üzere Çeçenler’den oluşan bir birlik kurmak için hazırlıklara başladı. Bu süreçte Ukrayna polisi tarafından ruhsatsız silah bulundurduğu gerekçesiyle gözaltına da alındı ancak çok geçmeden serbest bıraktırıldı.

Ve, Luhanks Operasyonu için görüşmeler yaparken geçtiğimiz günlerde aracına yerleştirilen bombanın uzaktan kumandayla patlatılması sonucu o da öldü. Sadece iki ay önce, Ukrayna Askeri İstihbarat Dairesi Başkanı Albay Maksim Şapoval’a yönelik gerçekleştirilen suikastle aynı yöntemle öldürüldü.   Ölmeden önce başından geçenleri anlattığı video kaydının nerede olduğu ise şimdilik meçhul.

 

Zona’nın, Gürcistan dağlarından, Kafkasya’ya, Suriye’den Türkiye’ye uzanan fırtınalı yaşamı Ukrayna’nın başkenti Kiev’de yanmış ve parçalanmış bir araba enkazında son buldu. Çeçen cinayetleri ise tarihin içinde karanlık bir nokta olarak kalmayı sürdürüyor.

Cihat Arpacık

1 yorum

Yorum göndermek için buraya tıklayın