Kültür

Uzun ince bir yol hikayesi

Çiçek hastalığı nedeniyle 7 yaşında iki gözünü kaybetmesine rağmen şiirlerine yansıttığı mesajlarıyla hem kendi dünyasını aydınlatan hem de bugünlere ışık tutan halk ozanı Aşık Veysel Şatıroğlu, ölümünün 46. yılında anılıyor. “Uzun ince bir yoldayım/Gidiyorum gündüz gece/Bilmiyorum ne haldeyim/Gidiyorum gündüz gece” dizeleriyle hafızalara kazınan halk ozanı Aşık Veysel Şatıroğlu için vefatının 46. yılı dolayısıyla memleketi Sivas’ın Şarkışla ilçesine […]

Çiçek hastalığı nedeniyle 7 yaşında iki gözünü kaybetmesine rağmen şiirlerine yansıttığı mesajlarıyla hem kendi dünyasını aydınlatan hem de bugünlere ışık tutan halk ozanı Aşık Veysel Şatıroğlu, ölümünün 46. yılında anılıyor.

“Uzun ince bir yoldayım/Gidiyorum gündüz gece/Bilmiyorum ne haldeyim/Gidiyorum gündüz gece” dizeleriyle hafızalara kazınan halk ozanı Aşık Veysel Şatıroğlu için vefatının 46. yılı dolayısıyla memleketi Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde mezarı başında anma programı düzenlenecek.

Ozanın Sivrialan köyündeki kabrinin ziyaret edilmesiyle başlanacak anma programı, aşığın müzeye dönüştürülen doğup büyüdüğü evde devam edecek.

Şarkışla ilçe merkezinde aşığın ismini taşıyan Aşık Veysel Kültür Merkezi’nde de çeşitli programlar gerçekleştirilecek.

Sivas Valiliği ise 21 Mart akşamı Fidan Yazıcıoğlu Kültür Merkezinde “Uzun İnce Bir Yol Hikayesi” adlı program düzenleyecek. Programda sanatçılar sahne alacak.

Ozanın hayatı

Asıl adı Veysel Şatıroğlu olan Aşık Veysel, 25 Ekim 1894’te Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya geldi.

Çocukluğunu ve gençlik yıllarını Sivrialan köyünde geçiren ünlü ozanın iki kız kardeşi, bölgede yaygınlaşan çiçek hastalığına yakalanarak hayatlarını kaybetti. Aynı hastalığa yakalanan ve 7 yaşında iki gözünü de kaybeden Aşık Veysel, babasının teşvikiyle 10 yaşındayken saz çalıp şiir söylemeye başladı. Büyük ozan, o dönemde saz ustaları Çamşıhlı Ali ve Molla Hüseyin’den ders aldı.

İlk evliliğini 1919’da Esma Hanım ile yapan, annesini ve babasını 1920’de kaybeden Veysel Şatıroğlu, eşinin kendisini terk etmesi üzerine 1928’de ikinci evliliğini ise Gülizar Hanım ile yaptı. Veysel’in bu evlilikten Zöhre, Ahmet, Hüseyin, Menekşe, Bahri, Zekine ve Hayriye adlarında 7 çocuğu dünyaya geldi. Çocuklarından Hüseyin birkaç aylıkken hayatını kaybetti.

Ozanın büyük oğlu Ahmet Şatıroğlu ise 84 yaşında 11 Ocak 2018’de yaşamını yitirdi.

“Aşıklar Bayramı”nda adını duyurdu

Sivas’ta öğretmenlik ve Milli Eğitim Müdürlüğü görevlerinde bulunan şair ve oyun yazarı Ahmet Kutsi Tecer’in davetiyle köy enstitüsünde saz hocası olarak görev yapan Veysel’in adı ilk kez 5 Ocak 1931’de düzenlenen “Sivas Aşıklar Bayramı”nda duyuldu.

Ömrü yoksulluk ve zorluklarla geçen Aşık Veysel’in Cumhuriyet’in 10. yılı için yazdığı destanın yayınlanması ve Sivas Aşıklar Bayramı’ndaki başarısı dikkati çekti.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), “Anadilimize ve milli birliğimize yaptığı hizmetlerden ötürü” 1965 yılında özel bir kanunla halk ozanına 500 lira aylık bağladı.

Aşık geleneğinin son büyük temsilcilerinden olan ünlü halk ozanı, 1971 yılında Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde son konserini verdi.

Aşık Veysel, 21 Mart 1973 günü saat 03.30’da doğduğu köy olan Sivrialan’da, şimdi adına müze olarak düzenlenen evde hayata gözlerini yumdu.

Şiir kitapları

Veysel’in ilk şiir kitabı “Deyişler”, 1944 yılında yayımladı. “Sazımdan Sesler” ve “Dostlar Beni Hatırlasın” adlı şiir kitapları bulunan ozanın ölümünden sonra ise 1984 yılında “Bütün Şiirleri” adlı eseri tekrar yayımlandı.

Ölümünden birkaç saat öncesine kadar bile ”Birbirinizle, konu komşuyla iyi geçinin, dirliğiniz, düzeniniz bozulmasın” diyerek, ”Kürt’ü Türk’ü ne Çerkez’i/Hep Adem’in oğlu, kızı/Beraberce şehit, gazi/Yanlış var mı ve neresi” dizeleriyle birlik ve beraberliğe vurgu yapan ünlü halk ozanı, şiirlerinde yaşama sevinciyle hüzün, iyimserlikle umutsuzluk iç içe olan, aşık geleneğinin son büyük temsilcilerinden biri oldu.

Çocukken iki gözünü de kaybetmesine rağmen şiirlerine yansıttığı vatanseverlik, hoşgörü, yaşama sevinci, sevgi, birlik ve beraberlik mesajlarıyla hem kendi dünyasını aydınlatan hem de bugünlere ışık tutan halk ozanı, hafızalara kazınan çok sayıda eser bıraktı.

“Atatürk’e ağıt”, “Beni hor görme”, “Beş günlük dünya”, “Derdimi dökersem derin dereye”, “Dostlar beni hatırlasın”, “Güzelliğin on para etmez”, “Kahpe felek”, “Kara toprak”, “Uzun ince bir yoldayım” gibi eserleri hafızalara kazınan ve Türkçeyi en yalın ve güçlü şekilde kullanan Aşık Veysel, şiirlerinde verdiği mesajlarla Türk milletine her zaman birlik ve beraberliği öğütledi.

Aşık Veysel’in vatan, tabiat, birlik, çalışma, yardımlaşma konularını işlediği şiirlerinde, vatana bağlılık ve idealistlik dikkati çeken en önemli nokta oldu.