Haber

Ramazan’ın müjdecisi

İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, üç ayların insanların kendisini muhasebe edeceği bir ortam sunduğunu belirterek, ”Üç aylar Ramazan’ın hem müjdeleyicisi hem de hazırlanmasına çok güzel bir vesiledir.” dedi. Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, üç aylar ve Regaip Kandili‘nin insanlara çok önemli bir zaman diliminin başlangıç haberini verdiğini söyledi. Üç ayların başlangıcının Ramazan, oruç ve […]

İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, üç ayların insanların kendisini muhasebe edeceği bir ortam sunduğunu belirterek, ”Üç aylar Ramazan’ın hem müjdeleyicisi hem de hazırlanmasına çok güzel bir vesiledir.” dedi.

Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, üç aylar ve Regaip Kandili‘nin insanlara çok önemli bir zaman diliminin başlangıç haberini verdiğini söyledi.

Üç ayların başlangıcının Ramazan, oruç ve Kur’an iklimine hazırlık adına önemli olduğunu aktaran Yılmaz, şöyle devam etti:

”Çünkü insanoğlu çok gündemleri olan, gönül gündemi işgale uğrayan bir varlık. Aslında gönül gündemimizi keşke kendimiz belirleyebilsek ama dış şartlar, duyduklarımız, okuduklarımız, sosyal medyadan takip ettiklerimiz bizim gönül gündemimizi belirliyor ve bizim asıl olmamız gereken gündemden çok daha farklı yerlere savuşturabiliyor. İşte bu savrulmuşluk sırasında işte ramazanın geldiğini, orucun başladığını veya üç ayların başlandığını bile bilemeyebiliyoruz. Onun için Cenab-ı Hakk rahmetiyle, merhametiyle bizi böyle bir hazırlık sefasıyla ramazan iklimine hazırlıyor.”

”Üç aylar bir muhasebe ve tövbe iklimi sunuyor”

Yılmaz, Regaip’le başlayan üç aylar ikliminin, insanlara normal zamandan daha fazla kendi iç dünyasına dönmeyi telkin ettiğini belirtti.

Üç ayların insanları daha fazla namaz ve oruçla meşgul kılan bir ortam hazırladığını dile getiren Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Üç aylar bize bir muhasebe ve tövbe iklimi sunuyor. Çünkü insanız. İnsanoğlunun yanılması, ayağının kayması, tökezleyip düşmesi her zaman mümkündür. Dolayısıyla bu tökezlemelerimiz sırasında ayağa kalktığımızda silkinip tozumuzu, toprağımızı üzerimizden atarak, yani o gaflet topraklarını, günahkarlık kirlerini temizleyip tertemiz bir yüzle Rabbimize dönmek üzere, bu üç aylar bize böyle önemli bir imkan sunuyor. Üç aylar ikliminde biz yoğun bir şekilde dışarıdan içeriye dönüyoruz. Yani gözümüz genellikle hep dışarıyı görüyor, hep dışarıya bakıyoruz ama biraz da içe bakmamız, kendi gönül dünyamıza bakmamız gerektiğini daha çok fark ediyoruz, hissediyoruz. Üç aylar bize nafile ibadetleri, zikri, tesbihatı, duayı artıracağımız bir ortam sunuyor.”